Skip to content
Ocak 17, 2026
  • GÜNCEL
  • DÜNYA
  • SİYASET
  • ROJAVA
  • AVRUPA
  • KADIN
  • SPOR
  • KÜLTÜR-SANAT
  • KÜLTÜR-SANAT
  • YAZARLAR
  • Facebook
  • Twitter
  • Youtube
  • Instagram
  • ABONE OL
Jiyan News

Jiyan News

Hakikatin Peşinde

cropped-jiyan-news-abone.png

Bizimle Bağlantı Kurun

  • Facebook
  • Twitter
  • Youtube
  • Instagram
  • ABONE OL

Kategoriler

AVRUPA DÜNYA EKONOMİ GÜNCEL KADIN KÜLTÜR-SANAT ROJAVA Sağlık SPOR Stories SİYASET Teknoloji VİDEO HABER Yazarlar
Primary Menu
  • Facebook
  • Twitter
  • Youtube
  • Instagram
  • ABONE OL
Light/Dark Button
VİDEO HABER
  • Home
  • GÜNCEL
  • İmralı Heyeti üyesi Erol: Abdullah Öcalan Kürtlerin hukuka dahil edilmesini istiyor
  • GÜNCEL

İmralı Heyeti üyesi Erol: Abdullah Öcalan Kürtlerin hukuka dahil edilmesini istiyor

690x390cc-ist-06-12-2025-uluslararas-baris-ve-demokratik-toplum-konferansi-1-oturum1

İSTANBUL– Uluslararası Konferans’ta konuşan avukat Özgür Faik Erol, Kürtlerin “norm dışı” bırakıldığını ve Abdullah Öcalan’ın Kürtlerin hukuka dahil edilmesini istediğini belirtti. 

Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti), İstanbul Bakırköy’de bulunan Cem Karaca Kültür Merkezi’nde “Uluslararası Barış ve Demokratik Toplum Konferansı” düzenledi. Açılış konuşmaları ve mesajlar ardından ilk oturuma geçildi.                                                                                                          

DEM Parti Amed Milletvekili Cengiz Çandar’ın moderatörlüğünü yaptığı 1’inci oturumda, DEM Parti İmralı Heyeti Üyesi Avukat Özgür Faik Erol, “Kürt Sorununun Çözümünde ve Toplumsal Barışın İnşasında Abdullah Öcalan’ın Rolü ve Umut Hakkı” başlığında sunum gerçekleştirdi. “Barışın Toplumsallaştırılması Üzerine” Barcelona Özerk Üniversitesi akademisyeni E. Prof. Louis Lemkow, “Bir Arada Yaşam ama nasıl” başlığını ise siyasetçi Prof. Cihangir İslam, Doç. Dr. Arzu Yılmaz, “Türkiye’de Toplumsal Barış ve Kalıcı Bir Çözümün Bölgesel ve Küresel Etkileri” başlığını, Nobel Ödüllü Oleksandra Viacheslavivna Matviichuk, video mesaj göndererek, sunum yaptı.

‘BARIŞA BİR ŞANS VERİN’                                                   

“Barışı toplumsallaştırmanın” inşasında yer alan aktörleri anlatacağını ifade eden E. Prof. Louis Lemkow, süreçlerin toplumsallaşmasının “zor” olduğunu ifade ederek, bunun nedeninin toplumdaki farklı düşünceler olduğunu söyledi. Lemkow, “Rant, sömürü hegemonyası altında bulunuyoruz. Bu barışı mümkün kılan şeyler değil. Ancak eşitlik isteyenler daha çok mücadele edecektir. Bu uygunsuz bir şey değil. Sonraki konuşmacıları dinlemeyi de isterim çünkü deneyimleri dinleyeceğiz. Şimdi barışla ilgili endişeler aklımızdaydı. Ben 2 bin 500 yıl geriye gideceğim. Barış nelerden geldiğine bakacağız. Lysistrata tiyatrosundan bahsetmek istiyor. Sparta ve Atina arasında bir savaş vardı.  Bu tiyatro oyunu o dönemden. Bu tiyatro gerçekleştireceği bağlam kadınların nerede tutulduğu konuşuluyor. Gerici erkekler bulunuyordu. Ancak biliyoruz ki kadınlar olmadığı bir yerde barıştan söz edilemez. Guernica tablosu burada karşınızda. Guernica bombalanmıştı. Burada sivil nüfus hedeflendi bu açık bir hak ihlali. Binlerce insan katledildi. Bu da savaşın korkunçluğuna karşı bir sanat eseri. Bir de Picasso’nun La Ronde tablosu var burada el ele insanlar görüyorsunuz. Barışın göstergesidir” dedi.                                                                                              

‘HAFIZA BARIŞA GİDEN YOLDA ANA UNSURLARDANDIR’                                                    

Hafızanın sadece barış araştırmalarında yapılan bir şey olmadığını aktaran Lemkow, “Bu aynı zamanda yaratıcı sanatlarda da yaptığımız bir şey. Hang Kang’ın ‘ayrılmayız, ayrılmıyoruz’ isimli kitabını görüyorsunuz. Hafıza holokostu en korkunç şekliyle görmemiz gerekiyor. Bugün holokostu Gazze’de yapılanlara bir gerekçe yapılıyor. Benim çoğu akrabam katledildi. Dolayısıyla hafıza barışa giden yolda ana unsurlardandır. İsrail’in Gazze’de yaptıklarına karşı, ‘kimseye hiçbir yerde soykırım yapılamaz’ sloganıdır. Vietnam savaşında ben bir protestocuydum.  O ‘Tek dediğimiz barışa bir ses verin’ şarkısı çok önemliydi.  Barış ve dayanışma hareketleri bulunuyor. Geleceği düşünmek çok önemli. Yaratıcılık ve sanat tüm farklılıklarıyla her biri çok hayati. Barışa bir şans verin” diyerek, Nelson Mandela, Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’ın fotoğraflarını katılımcılara gösterdi” diye belirtti. 

‘BİR ARADA YAŞAM VURGUSU’                                                                               

KHK’li olduğunu belirten Cihangir İslam, “Kürt sorununda Türkiye’ye ve bölgeye baktığımda Benim için Saray Bosna neyse Kobanê de öyledir. Akrabalık açısından benim için bir farklılık yoktur. O yüzden resmi eğitim formunun önümüze koyduğu dış Türkler düşüncesinde peki dış Kürtler ve Araplar ne olacak. Ben bir Boşnak’ım. Bir bütünlüklü bakış lazım bize. Cumhuriyet 102’nci yılını idrak ettik. Ben 100’üncü yılda bir kitap beklerdim. Ulus devlet o günün şartları içinde zorunlu olarak bir ulus devlet inşa ettik. Peki, bunun sonucu nedir. 3’üncü dünya savaşının getirildiği bu dönemde tarihsel olan Kürt Türk ittifakının barışçıl bir rejim inşa edilmesi gerektiğini düşünüyorum. Bizim toplumumuzun temel değerlerinin çatışmaya değil de bir arada yaşamaya yöneliktir. Bence böyle. Ama tarihsel olarak baktığımda da batı demokrasisinin gelişimini iyi bir noktaya taşındı. Ama kendi tarihime baktığımda özellikle Medine Sözleşmesine kadar götürebiliyorum. Medine Sözleşmesi bir arada yaşamak konusunda önemli bir değerdir. O yüzden bir arada yaşamanın yeni bir durum değil, insan fıtratına uygun olan yaşama biçimidir. Ulus devlet bizim için ciddi bir muhasebesinin yapılmasının gerektiğini düşünüyorum. Sadece Kürtler, Türkler için değil, tüm bölge için bir arada yaşamayı formüle eden bir rejim üzerinde kafa yormamız ve bunu yaparken de batı demokrasisine yaslanmadan yapılmalı. Batı demokrasisi sadece Avrupa’yı geliştirmek için yapılmıştır. Ama bizim projemiz bütün insanlığa çözüm olacak bir çözüm olmasını temenni ediyorum” diye konuştu.                                                     

‘ZİHNEN ŞİDDETTEN’ ARINMA                                                                           

Özgür Faik Erol ise “umut hakkı”nın önemli olduğunu belirterek, çok ağır süreçlerden geçildiği ve tecritle birlikte baskılarında arttığını belirtti. Tecride karşı mücadele eden herkese teşekkür eden Erol, “Tecride karşı mücadele yürütülürken, başka tartışmalar da yürütülüyordu. Kürt meselesi, barışa evet deyip İmralı’ya gitmeye gerek var mı, tartışmaları oluyor. Biz tecrit döneminde Kürt meselesinde diyalogun kapılarının kapatılması olduğunu söyledik. Geçtiğimiz 10 yıllık süreç bunu doğrulamadı mı? Siyasi ve hukuki olarak tartışmak için tecridin kalkması gerekiyordu. Sayın Öcalan Kürt demokratizisayonun lideridir. Aynı zamanda şiddet yerine siyasi ve hukuk çözümünün kurucusudur. Dolayısıyla Ortadoğu genelinde Kürtlerin liderinin onunla bir dinamizm var. Bu bağı çok önemlidir. Özal, Erbakan, Erdoğan’la süreçler geliştirildi. Eğer doğru temelde ele alınsaydı bugün 30 yıldır çatışmalar olmazdı. Bugünkü dönemi de temelinde tek taraflı ve kendi öz iradesine dayalı olarak geliştirdi. Bundan 1 yıl önce bugün bulunduğumuz şartlarda değildik. Suriye’de iktidar değişiyordu ve kriz vardı. Ülkede de çok sınırlı haklar vardı. 3 görüşmeden sonra çağrısını hazırladı. Devam eden süreçte örgütün kongresini yaparak yanıt vermesi, silah bırakma, geri çekilme oldu. Şimdi hem fiilin hem zihnen şiddetten arınma bir duruma getirdi. Genel olarak demokrasi dışı her türlü müdahaleye karşı olma bir haline geldi. Bununla birlikte meselenin Kürtler boyutu var” ifadelerini kullandı.

KOMİSYONDA KÜRTÇE’YE YASAK                                                                                                                                                                                

1925’ten sonra Kürtlerin “norm dışına” çıkarıldığını dile getiren Erol, “Sayın Öcalan bugün Kürtlerin hukuka dahil edilmesini istiyor. 1925’ten sonra Kürt dediğiniz zaman doğrudan isyanla karşılaşılıyordu. Bu devam ede gelen zamanda Kürtleri sürekli tehdit gibi görüldü. Kürtlere yasal hukuk tanınırsa ekmeğimiz, suyumuzu bölüşeceğiz gibi algılanıyor böyle bir şey yok. Kürtler üzerinden yasadışı bir alan ilan edildi. Kayyım oradan atandıysa ikinci kayyım buraya atandı. Meselenin Kürtlerle ilgisi yok. Bu ülkede Kürtler yasa dışı bırakılarak, bunun üzerinden yasa dışılık yapıldı. Meclis komisyonu kuruldu. Annemiz Kürtçe konuşmasına izin verilmedi. Ona izin vermeyen Meclis Başkanı Diyarbakır’da Kürtçe konuştu. Peki, neden izin verilmedi çünkü yasal değil, Kürtler yasal değil! Sayın Öcalan’da bunu bu örnek üzerinden anlattı. Siz Kürtleri yasal olarak tanımazsanız diğer haklarını konuşamayız. Bu gerçekliğin hakkını teslim etmeliyiz. Kürtlerin yasadışılık alanında tutulduğu için bir mülki amir peş peşe toplantı gösteri hakkını yasaklayabiliyor. Çünkü o gücü var. Dolayısıyla kendimizi bu diyalektikten çıkarmalıyız” dedi. 

‘UMUT HAKKI’ VE MANDELA ÖRNEĞİ 

Erol, sözlerini şöyle tamamladı: “’Umut hakkı’ bununla bağlantılıdır. Siyasi, hukuki olarak burada ama kendisi gelmesin. Sayın Öcalan’ın siyasetinden, fikrinden feyiz alalım ama burada olmasın istiyorlar. Ama en dokunulmaz olan neyse onun hukuka dahil edilmesi lazım ve bütün Kürt halkı ardından bunun peşinden hukuka dahil edilmesi gerekiyor. İçinde bulunduğumuz fırsatlar çok. Geçiş sürecinde yapılacak düzenlemeler Umut hakkına gerek kalmadı çok sayıda sorunu çözebilir. Mandela ile Güney Afrika’yla görüşmeler başladığında hükümet istihbarat başkanını cezaevine gönderiyor. İstihbarat başkanı cezaevi müdürüne, ‘Görüşmelerimiz eşit koşullarda olmalı’ diyor. Cezaevi müdürü Mandela’yı alıp evine götürüyor. Eğer bu iradeyi değerlendirme kararlılığı devam ediyorsa en başta mevcut şartların özgür çalışma koşullarının sağlanması gerekir. Basınla, aydınlarla, yakınlarıyla görüşmelidir. Onun kazandığı görünürlük, Kürt sorunun çözümündeki iradeyi sağlayacaktır. Bizim onun özgürlüğünü her zaman beklediğimiz bir şeydir.”

Ardından Doç. Dr. Arzu Yılmaz, “Türkiye’de Toplumsal Barış ve Kalıcı Bir Çözümün Bölgesel ve Küresel Etkileri” başlığını, Nobel Ödüllü Oleksandra Viacheslavivna Matviichuk, videolu mesajına geçildi.

Post navigation

Previous: Neçirvan Barzani: Barışın inşa edilmesi tüm bölgeyi etkiler
Next: Özerk Yönetim’den 7-8 Aralık kararı

BENZER HABERLER

690x390cc-mrk-14-01-2025-qsd-trmanisin-sonuclarin-sorumlusu-hts
  • GÜNCEL

Dibsî Afnan ve El Resafa’da şiddetli çatışmalar

690x390cc-mrk-05-03-2025-israil-suriye-beldelerine-girdi
  • GÜNCEL

QSD: Şam’ın saldırısıyla Rakka’nın batısında çatışma patlak verdi

690x390cc-mrd-16-01-2026-merdinde-kayip-cocuklar-olu-bulundu2
  • GÜNCEL

Mardin’de 2 çocuğun cansız bedeni gölette bulundu

Uluslararası Koalisyon 'Hurras el Din' yöneticisini öldürdü
  • GÜNCEL

Uluslararası Koalisyon ‘Hurras el Din’ yöneticisini öldürdü

Halep protestoları gerekçesiyle Adana'da 3, Şırnak'ta da 2'si çocuk 4 kişi tutuklandı. 
  • GÜNCEL

Adana ve Şırnak’ta 7 kişi tutuklandı

Hewler’de Kritik Görüşme: Neçirvan Barzani, Mazlum Abdi ve Tom Barrack Yarın Buluşacak
  • GÜNCEL

Hewler’de Kritik Görüşme: Neçirvan Barzani, Mazlum Abdi ve Tom Barrack Yarın Buluşacak

KADIN

Mardin’de 2 kadını katleden fail yakalanarak Türkiye’ye iade edildi kadın taciz 1

Mardin’de 2 kadını katleden fail yakalanarak Türkiye’ye iade edildi

Gülistan Doku’nun annesi: Kızımı devlete teslim ettim, 6 yıldır bir haber yok Bedriye Doku: Kızımı devlete teslim ettim, 6 yıldır bir haber yok 2

Gülistan Doku’nun annesi: Kızımı devlete teslim ettim, 6 yıldır bir haber yok

8 Gündür Haber Alınamıyordu: Elif Kumal’ın Cenazesi Bulundu, Soruşturma Genişletildi Balıkesir'in Erdek ilçesinde kamp yaptığı bölgeden aracıyla ayrıldığı iddia edilen ve kendisinden 8 gündür haber alınamayan Elif Kumal'dan cenazesi bulundu. 3

8 Gündür Haber Alınamıyordu: Elif Kumal’ın Cenazesi Bulundu, Soruşturma Genişletildi

Gülistan Doku’nun kayboluşunun üzerinden 6 yıl geçti: “Bu bir kayıp değil, cezasızlık politikalarının sonucu” Gülistan Doku’nun kayboluşunun üzerinden 6 yıl geçti. Munzur Özgür Öğrenci Derneği, dosyanın cezasızlık politikaları nedeniyle aydınlatılmadığını belirterek faillerin ortaya çıkarılmasını istedi. 4

Gülistan Doku’nun kayboluşunun üzerinden 6 yıl geçti: “Bu bir kayıp değil, cezasızlık politikalarının sonucu”

Kaçırmış olabilirsiniz

690x390cc-mrk-14-01-2025-qsd-trmanisin-sonuclarin-sorumlusu-hts
  • GÜNCEL

Dibsî Afnan ve El Resafa’da şiddetli çatışmalar

690x390cc-mrk-05-03-2025-israil-suriye-beldelerine-girdi
  • GÜNCEL

QSD: Şam’ın saldırısıyla Rakka’nın batısında çatışma patlak verdi

Mazlum Ebdî: Çatışma bölgelerindeki güçlerimizi Fırat’ın doğusunda konumlandıracağız
  • ROJAVA

Mazlum Ebdî: Anlaşma gereği güçlerimizi Fırat’ın doğusuna çekeceğiz

690x390cc-mrd-16-01-2026-merdinde-kayip-cocuklar-olu-bulundu2
  • GÜNCEL

Mardin’de 2 çocuğun cansız bedeni gölette bulundu

Kategoriler

AVRUPA DÜNYA EKONOMİ GÜNCEL KADIN KÜLTÜR-SANAT ROJAVA Sağlık SPOR Stories SİYASET Teknoloji VİDEO HABER Yazarlar
  • Contact
  • GİZLİLİK İLKELERİ / PRİVACY POLİCY
  • Hakkımızda
  • İletişim
  • Künye
  • Facebook
  • Twitter
  • Youtube
  • Instagram
  • ABONE OL
© 2025 Jiyan News – Developed by İdris Yayla | MoreNews by AF themes.