Skip to content
Ocak 15, 2026
  • GÜNCEL
  • DÜNYA
  • SİYASET
  • ROJAVA
  • AVRUPA
  • KADIN
  • SPOR
  • KÜLTÜR-SANAT
  • KÜLTÜR-SANAT
  • YAZARLAR
  • Facebook
  • Twitter
  • Youtube
  • Instagram
  • ABONE OL
Jiyan News

Jiyan News

Hakikatin Peşinde

cropped-jiyan-news-abone.png

Bizimle Bağlantı Kurun

  • Facebook
  • Twitter
  • Youtube
  • Instagram
  • ABONE OL

Kategoriler

AVRUPA DÜNYA EKONOMİ GÜNCEL KADIN KÜLTÜR-SANAT ROJAVA Sağlık SPOR Stories SİYASET Teknoloji VİDEO HABER Yazarlar
Primary Menu
  • Facebook
  • Twitter
  • Youtube
  • Instagram
  • ABONE OL
Light/Dark Button
VİDEO HABER
  • Home
  • ROJAVA
  • Rojava’ya saldırı hazırlığı mı?
  • ROJAVA

Rojava’ya saldırı hazırlığı mı?

20251213-g7-ruvgwwasrmhr-jpgc4dadb-image

Türkiye, Kuzey ve Doğu Suriye’ye saldırmak, kazanımlarını yok etmek ve QSD’yi silahsızlandırmaya zorlamak için Fransa, ABD, İngiltere ve Rusya heyetleriyle görüştü.

Suriye krizi, bölgesel ve Batılı güçlerin yeniden odak noktası haline gelirken; Türk devleti, Kuzey ve Doğu Suriye Demokratik Özerk Yönetim’in kazanımlarını ve askeri gücünü yok etmek için, istihbarat ve diplomatik faaliyetlerini yoğunlaştırıyor. Colani’nin Şam’da yönetimi ele geçirmesinin birinci yılına ve 10 Mart mutabakatının uygulanması için verilen sürenin son üç ayına girildiği bu süreçte, diplomatik dilin sertleştiğini görüyoruz.

Heyet Tehrir El Şam (HTŞ) bünyesinde yer alan cihadist gruplar Özerk Yönetim’e açıkça tehditler savururken, HTŞ rejimi ile Özerk Yönetim arasındaki görüşmelerin bir süredir durduğu biliniyor. Buna karşın Türkiye Dışişleri Bakanı Hakan Fidan ise 10 Mart mutabakatı kapsamında atılacak her adımının kendi isteklerine göre atılmasını dayatıyor.

Özellikle Aralık 2025’in ilk haftalarında yoğun bir trafik yaşandı. HTŞ rejimini temsil eden bir güvenlik heyetinin yanı sıra İngiltere, Türkiye, Fransa, ABD ve Rusya’dan heyetlerin katılımıyla toplantılar yapıldı. Bu, Suriye’nin geleceğinin askeri olarak belirlenemeyeceği ve Özerk Yönetim’in siyasi ve güvenlik ortamında önemli bir aktör haline geldiği yönündeki uluslararası anlayışı yansıtıyor. Türkiye yaptığı tüm görüşmelerde Özerk Yönetim’in siyasi ve toplumsal faaliyetlerini “Türkiye’nin ulusal güvenliğine doğrudan tehdit” ve Özerk Yönetim’in İsrail, Fransa ve ABD tarafından desteklenmesini “Suriye’nin toprak bütünlüğüne saldırı” olarak tanımlıyor. Türk heyetinin görüşmelerde Fransız heyetine, bu desteğin “PKK’nin Irak’ın kuzeyi ile Suriye arasında güvenli bir koridor oluşturmasına olanak sağladığını, bunun da Türkiye’nin sınır güvenliğini tehdit ettiğini” belirttiği öğrenildi.

Detaylarına ulaştığımız görüşmelerde başta İngiliz ve Fransız heyetleri olmak üzere bazı uluslararası tarafların Özerk Yönetim hakkındaki görüşleri dikkatleri çekiyor. Heyetlerin Suriye’deki Kürtlerin ayrılık veya bağımsızlık talep etmediklerini, aksine birleşik bir Suriye sınırları içerisine kalmayı istediklerini ancak bunun için merkezi olmayan veya federal bir modelin uygulanması gerektiğini söylediği ifade ediliyor. Aynı zamanda heyetlerin Kürtlerin siyasi, güvenlik, kültürel ve ekonomik haklarının garanti altına alınması ve iktidar kurumlarında adil temsil edilmelerinin sağlanması gerektiğini de açıkça vurguladığı belirtiliyor.

Bu tutum, Özerk Yönetim’in meşruiyetinin örtük bir şekilde tanınması anlamına gelir ve özellikle Demokratik Suriye Güçleri’nin (QSD) DAİŞ’i yenmedeki kilit rolü göz önünde bulundurulduğunda, Özerk Yönetimi istikrar ve DAİŞ’le mücadelede önemli bir ortak olarak gören genel bir Batı eğilimini yansıttığını söylemek mümkün.

Türk heyetinin toplantılarda 10 Mart mutabakatını QSD’nin Dêrazor, Reqa ve Tebqa’dan çekilmesi ve QSD’nin silahsızlandırılmasıyla sınırlamaya çalıştığı öğrenildi. Dahası Fransa heyetinden QSD’ye doğrudan baskı uygulayarak silahlarını teslim etmeye ve HTŞ’nin kurumlarına katılmaya zorlamasını istediği, bu talebin Fransa tarafından reddedildiği belirtildi. Türk heyetinin, “Avrupa’nın katı tutumu” olarak nitelendirdiği durumdan duyduğu hayal kırıklığını dile getirerek, Avrupa’nın “terörle mücadele” çerçevesinde Özerk Yönetimi desteklemeye devam ettiğini ve bu desteğin, Avrupa’nın Türk baskısından bir dereceye kadar bağımsızlığını yansıttığını savunduğu kaydedildi.

Baas rejiminin devrilmesinin ardından Türkiye ile HTŞ rejimi arasında kurulan yeni pragmatik ilişkiye rağmen, HTŞ Ankara’nın politikasını tamamen benimsemiş değil. HTŞ, merkezi bir devleti yeniden inşa etmeye çalışırken, Özerk Yönetim ve QSD’nin gözardı edilemeyecek veya dağıtılamayacak önemli bir askeri, siyasi ve sosyal güç olduğunun farkında. Bununla birlikte Şam heyetinin görüşmelerde QSD savaşçılarının Suriye ordusuna bireysel olarak entegrasyonu, güvenlik, petrol ve doğalgaz, DAİŞ’lilerin tutulduğu cezaevleri ve sınır geçişlerinin kontrolünün kendisine devretmesinde ısrarcı olduğu belirtildi.

Rusya’nın ise tüm taraflarla ilişkilerini yönetmede temkinli davrandığı bilgisine ulaşıldı. Türkiye için birçok konuda kilit bir ortak olmasına rağmen Özerk Yönetim’le açık iletişim kanallarını sürdürmeye istekli görünüyor.

Türkiye’nin HTŞ’yi Özerk Yönetim’e saldırıya başlatmaya zorlamasına rağmen, Moskova’nın herhangi bir saldırının doğrudan kendi çıkarlarıyla çatışabileceği ve özellikle Suriye’nin kıyı bölgelerinde etkisinin zayıflatabileceğini belirten açık mesajlar verdiği ifade edildi. Rusya’nın tutumu olası bir saldırının ülkeyi istikrarsızlaştıracağı ve aşırılıkçı örgütleri yeniden canlandıracağı anlayışını yansıtıyor. Bu da Rusya’nın Suriye’deki mevcut çıkarlarıyla uyuşmuyor.

Kaynaklar, ABD heyetinin Özerk Yönetim kontrolündeki bölgelere karşı herhangi bir saldırıyı kesin ve net bir şekilde reddettiğini vurguladı. Washington, büyük ölçekli bir savaşın DAİŞ’in yeniden güçlenmesine yol açacağına ve QSD’nin son yıllarda elde ettiği güvenlik kazanımlarını tehdit edeceğine inanıyor. ABD heyetinin bu endişeleri doğrudan Türkiye’ye ileterek, Kuzey ve Doğu Suriye’deki istikrarın ABD’nin bölgedeki stratejisinin kilit bir unsuru ve QSD’nin vazgeçilmez bir ortak olduğunu vurguladığı belirtildi.

Bu karmaşık dinamikler arasında, Rus kaynaklarının İsrail güvenlik heyetine; Türkiye’nin etkisini sınırlamak amacıyla Suriye’nin güneyinde kalıcı üsler kurma planlarını Moskova’ya bildirdiğini açıklamasıyla beklenmedik bir İsrail rolü ortaya çıktı. Bu gelişme, Suriye krizine dahil olan aktörlerin çokluğunu yansıtıyor ve ülkenin kuzeyindeki güç dengesinde yaşanacak herhangi bir radikal değişimin, hassas bölgesel güvenlik çıkarlarının kesiştiği güneyi kaçınılmaz olarak etkileyeceğini gösteriyor.

Bunun yanı sıra görüşmelerde Türk heyetinin İsrail’in İran’ın Suriye’de yeniden aktif olacağı gerekçesiyle Türkiye’nin Özerk Yönetim’e karşı operasyonuna ABD’nin onay vermesini engellediğini öne sürdüğü öğrenildi. Bu, İsrail’in Suriye’deki etkisini koruma ve Türkiye’ye karşı baskı oluşturma stratejisini yansıtıyor.

Tüm bu gelişmeler, Özerk Yönetim ile HTŞ rejimi arasındaki temel anlaşmazlığın sadece güvenlik, sınır sorunları ve petrolle sınırlı olmadığını, aynı zamanda gelecekteki Suriye devletinin kimliğinin özünde de yattığını gösteriyor. HTŞ, Suriyelilerin on yıllardır acısını çektiği merkeziyetçi sistemi bir kez daha dayatmaya doğru ilerlerken, Özerk Yönetim, coğrafi, etnik ve dini kriterlere göre güç dağılımına dayalı, Suriye toplumunun karmaşık gerçekleriyle uyumlu, merkeziyetçi olmayan bir projeye bağlı kalıyor.

Bölgedeki yeni güç savaşında, Özerk Yönetim ve QSD’nin, Suriye coğrafyasındaki konumlarını sağlamlaştırma şansları her zamankinden daha yüksek. Kısacası Kürtlerin son on yılda Suriye’nin geleceğinde kilit bir güç olarak kendilerini konumlandırdıklarını başardıkları açık. Bölgesel ve uluslararası alanda, Suriye’nin istikrarı için en gerçekçi seçeneğin merkezi olmayan bir model olabileceğine dair artan kanaatle birlikte, Özerk Yönetim projesi, sayısız zorluk ve baskıya rağmen, Suriye’nin gelecekteki siyasi yapısının ayrılmaz bir parçası olma yolunda ilerleme iradesini gösteriyor.

Kaynak: Yeni Özgür Politika

Post navigation

Previous: İnsan zinciri oluşturarak barış talep ettiler
Next: Mazlum Ebdî: 10 Mart antlaşmasını uygulamaya kararlıyız

BENZER HABERLER

Şêx Meqsûd mahallesine dönük saldırıda sivil yerleşim alanları hedef alındı.
  • ROJAVA

Halep’te fedai eylem yapan 5 kişinin kimliği açıklandı

690x390cc-der-hafir-hts-bombalama-suruyor
  • ROJAVA

HTŞ, Dêr Hafir’de evleri hedef alıyor

690x390cc-mrk-14-07-2025-qsd-aciklama
  • ROJAVA

QSD’nin Dêr Hafir Komutanı Kobani: Saldırı olursa mevzilerimizde sınırlı kalamayacağız

690x390cc-urf-12-01-2026-sexmeqsud-katliam-ayni-aile-14-kisi-katledildi
  • ROJAVA

Şêxmeqsûd’da katliam: Aynı aileden 14 kişi hayatını kaybetti

930x523cc-urf-12-01-2026-sexmeqsud-sivil-kacirma
  • ROJAVA

Paramiliter grupların Şêxmeqsûd’da kaçırdığı yüzlerce kişiden haber alınamıyor

QSD: Tişrîn Barajı bölgesinde Türk savaş uçakları uçuş gerçekleştiriyor
  • ROJAVA

QSD: Tişrîn Barajı bölgesinde Türk savaş uçakları uçuş gerçekleştiriyor

KADIN

Mardin’de 2 kadını katleden fail yakalanarak Türkiye’ye iade edildi kadın taciz 1

Mardin’de 2 kadını katleden fail yakalanarak Türkiye’ye iade edildi

Gülistan Doku’nun annesi: Kızımı devlete teslim ettim, 6 yıldır bir haber yok Bedriye Doku: Kızımı devlete teslim ettim, 6 yıldır bir haber yok 2

Gülistan Doku’nun annesi: Kızımı devlete teslim ettim, 6 yıldır bir haber yok

8 Gündür Haber Alınamıyordu: Elif Kumal’ın Cenazesi Bulundu, Soruşturma Genişletildi Balıkesir'in Erdek ilçesinde kamp yaptığı bölgeden aracıyla ayrıldığı iddia edilen ve kendisinden 8 gündür haber alınamayan Elif Kumal'dan cenazesi bulundu. 3

8 Gündür Haber Alınamıyordu: Elif Kumal’ın Cenazesi Bulundu, Soruşturma Genişletildi

Gülistan Doku’nun kayboluşunun üzerinden 6 yıl geçti: “Bu bir kayıp değil, cezasızlık politikalarının sonucu” Gülistan Doku’nun kayboluşunun üzerinden 6 yıl geçti. Munzur Özgür Öğrenci Derneği, dosyanın cezasızlık politikaları nedeniyle aydınlatılmadığını belirterek faillerin ortaya çıkarılmasını istedi. 4

Gülistan Doku’nun kayboluşunun üzerinden 6 yıl geçti: “Bu bir kayıp değil, cezasızlık politikalarının sonucu”

Kaçırmış olabilirsiniz

WhatsApp Image 2026-01-14 at 152
  • AVRUPA

Rojava ve Rojhilat’a saldırılar Marburg’da protesto edildi

690x390cc-mrk-14-01-2025-qsd-trmanisin-sonuclarin-sorumlusu-hts
  • GÜNCEL

QSD: Askeri tırmanışın ve sonuçlarının sorumlusu HTŞ’dir

sosyal medya paltformları
  • GÜNCEL

Sosyal medya devleri Ankara’nın emrinde

Şêx Meqsûd mahallesine dönük saldırıda sivil yerleşim alanları hedef alındı.
  • ROJAVA

Halep’te fedai eylem yapan 5 kişinin kimliği açıklandı

Kategoriler

AVRUPA DÜNYA EKONOMİ GÜNCEL KADIN KÜLTÜR-SANAT ROJAVA Sağlık SPOR Stories SİYASET Teknoloji VİDEO HABER Yazarlar
  • Contact
  • GİZLİLİK İLKELERİ / PRİVACY POLİCY
  • Hakkımızda
  • İletişim
  • Künye
  • Facebook
  • Twitter
  • Youtube
  • Instagram
  • ABONE OL
© 2025 Jiyan News – Developed by İdris Yayla | MoreNews by AF themes.